3 Ekim 2009 Cumartesi

Düşünüyorumda beni yazmaya veya yazmamaya iten ne? Bunun cevabı asla bir kesinlik kazanmadı, kazanamadı. Bir resim, bir kedi, bir insan, bir an, bir nefes.... beni yazmaya iterken, aynı etkenler farklı ruh hallerinde yazmamaya hatta kalemimi kırıp atmaya bile itiyor.

Panosuna öylece iliştirilmiş bir kadın resmi vardı. Belli ki bir filmin veya bir albumun afişiydi. resmin önünde öylece kalakalmış farklı şeyler yüklüyordum. Kaçmaya hazırlanıyordu da ellerini kederli yüzüne itinayla yerleştirmiş nereye gideceğini düşünüyordu. Yüzü gerçekten kederli miydi? Bu sadece bir hayal ürünüydü. Gerçek hayattan kesilmiş şeylerdi belkide. Bir fotoğrafın üzerine muntazam yerleştirebileceğim. Tatile çıkmaya karar vermişti de nereye gideceğine bir türlü karar veremiyordu. O çok sevdiği evini su basmıştı belki, o evden ayrılmak istemiyor ama ayrılması gerekiyordu. Eşyalara hüzünlü hüzünlü bakıyordu. Aldatılmıştı belki, evin içinde fink atan anılar bir türlü bırakmıyordu yakasını. Öyle ya bavulunun kapağı hâlâ açık ve etrafında yerleşmeyi bekleyen şeyler vardı. Peki bu halllerden hangisini ele alıp güzel malzemelerle süsleyip birilerine satabilirdim ben? Birini seçmem gerekti ve en baştan başlamam gerekti. Kadının bavulunu toplamaya başlayıp kederle kendini kanepenin üzerine attığı an tas tamam karşımda duruyordu. Bir seçim yapmam gerekti. Ve öyle bir seçim olmalıydı ki, insanlar etkilenmeli ve hayattan ama gerçek hayattan pay çıkarmalılardı bu öykünün içinden. İnsanın kafasında ki tilkileri en çok hissettiği ve onlara keskin emirler verdiği anlardan birini yaşıyordum. Kapının açılmasıyla kendime geldim elinde kahvelerle tebessüm edip yanıma geldi, şimdi yan yana aynı fotoğrafa bakıp düşünüyorduk. Bu görüntünün onun için ne ifade ettiğini çok merak ettim. Ona bakıp neler düşünüyordu acaba? Aklıma gelen ilk soruyu dayanamayıp sordum, " bunu buraya neden iliştirdin ki? " Yüzüme bakarken sormama minnet duymuş gibi tebessüm etti, " çok hoşuma gitti, yıllardır sorgusuz sualsiz, birilerine muhtac olmadan çekip gitmek isterim buralardan. Bilirsin hep bahsederim. İşte o duyguyu çok canlı tutacağına inandım. Hep gözlerimin önünde dursun ve o duygu seksenime gelsemde beni terk etmesin istedim..." Sustu, söyleyecek bir şeyim kalmamıştı. Bende öykümün ortasından başlayıp bitiri vermiştim kafamda...

1 yorum:

BİgarİpwoMen dedi ki...

Size ulaşacağım bir mail adresi bulamadığımdan buraya yazıyorum acaba siz bana ulaşabilir misiniz ? Bir teklifte bulunucam. roccoju2@gmail.com