8 Temmuz 2015 Çarşamba

özlem

böyle çok koşturduğum ama hiçbir yere yetişemediğim günlerde, bir nefes alsam, diyorum. elime bir kitap alsam, yanında tavşan kanı çayım, her zaman tüten sigaram. para derdi yok, iş derdi yok. kesik kesik sahneler geliyor aklıma, aylak olduğum zamanlardan. küçücük bir gecekondu, ışık almıyor ama bahçe içinde. en güzel yanı da bahçesi. sürekli rutubet kokan. sobanın yanında dizlerimde battaniyem, yanımda kitap, dergi, gazete yığınları. hangisi okusam acaba aç gözlülüğüyle sabahlara kadar sonra da akşamlara kadar okuduğum günler. kütüphanecileri deli ederdim. istediğim kitabı bulamayınca hepsini seferber ediyordum. kitapların karşısına geçip beni seçmelerini bekliyordum. o beni seçince de başlasın cümbüş! böyle böyle yüzlerce kitap ve yazar keşfettim. tamam şimdi de okuyorum, okumadan yaşayamam zaten. ama gelin görün ki o zamanların hazzını vermiyor. kitabın en güzel yerinde bir iş ya da biri içine sıçıyor. örneğin eski bir dostumu özler gibi özlüyorum yaşar kemal'i sait faik'i, kemal tahir'i... aklıma gelmeyen niceleri. ya da ne bileyim fantastikler, bilim kurgular, polisiyeler... eğer bir mani olmazsa ağustos ayında kusana kadar kitap okumayı düşünüyorum. bu defa her şey planladığım gibi giderse.

1 yorum:

mithad selim dedi ki...

yukarıda bir yerlerde dediğin gibi hayat hep boktan gidiyor. hiç bir şey planlandığı gitmez. o yüzden sen kitap okumalara başla. hem bak ağustos da geldi. göz açıp kapayana kadar da geçer. hatta ve belki okuduklarından da bir ikisini yazar, biz de nasipleniriz :)