
Dün, düşümde bir düş gördüm. Düşün içinde düşler, çoğaldıkça çoğaldı. Rant yapan düşüşlerin yükselişlerini bekledim. Düş içinde düşüş yaşandı. Düşleyemeyeceğim şeyler düştü önüme, düşünmemeye çalıştıkça. Kısırdı döngü, dögünün randı düştükçe zorla kucakladı kaldırdı insanlar. Düşerken bir yaprak, bir çocuk yükseldi bulutların içine.
Düşler çoğaldı, düşler azaldı. Çoğalması umut vadederken azalması insanı düşündürdü.
Düşler vardı orada. çokta uzakta sayılmazlardı. ne zaman ki çok uzakta değiller dedim, yaklaşmaya çalıştım kayboldular. öylesine gerçek, öylesine güzellerdi ki... yaklaşmaya dokunmaya çalıştım. çalıştıkça silikleşti, donuklaştı... Çalıştıkça düştüm düşlerin içinden. Düş içinde hangi düşe düştüğümü bilmeden.
Düşler vardı gerçek sandım. sonsuza dek mutlu yaşayacağımızı sandım. Düşler mutlu etti. dokunmaya çalışmadığım sürece...
Düşler vardı silikleşti
Düşler vardı donuklaştı
Düşler vardı aslında yoktu
ve düşler yok olduğu kadar varoldu. Tıpkı düşüşlerimiz gibi...
Resim: Joan Miró
3 yorum:
düş ne kadar yüksekse düşüş o kadar acıtıyor;ki aslında düş okadar yüksek mi bilmiyoruz.adı üstünde düş göruyoruz.
resim bir harika, keşke düşlerimiz bu resimdeki gibi olsa..masalsı..
m.themoocher: farkına vardığımız tek nokta düş gördüğümüz...
Berrin'deniz: resme bende bayıldım. Düşlerimiz biz büyüdükçe büyüsünü hızla kaybediyor. öyle olmayan insanlarda var... göremeyeceğimiz kadar azlar :)
Yorum Gönder