16 Ekim 2009 Cuma

Geceden kalan kırıntılar

Canım yanıyor! dedim anlamadı. yüzüme baktı bin bir duygu içinde
İçim acıyor dedim anlamadı. yüzüme bakti, kendi lugatindan bi şeyler yamadı. yamadıklarını beğendi göğsü kabardı.
konuştum asla anlamadı. lugatı oldukça genişti ki her şeye anlam yükleyebiliyordu. ama bizim anlamlarımız farklıydı. sanırım seslerden yola cıkarak kendi dilindeki karşılıklarını buluyordu. Sahi, biz ne zamandan beri farklı dilleri konuşmaya başlamıştık?
daha bu sabah bana " çay içer misin?" diye sormamış mıydı?
e, bende " evet " demiştim de çay getirmişti.
Desenize hiç değilse ses olarakta, anlam olarakta uyuşan kelimelerimiz var. ama ne çıkar? bir bardak çay benim acımı dindirmiyorki...
sahi çay alır mıydınız?

2 yorum:

MİNA dedi ki...

aynı harflarin farklı dünyaları...
o kadar yorgunuz ki kendi yazmadığımızı yaşamaktan..

Kaldırım çocukları dedi ki...

hemde çok yorgunuz...