
Bu gece yine hırçın kalemim, yüreğim, tuz buz olmuş aklım! Durgun denizler altında hırçın dalgalarla çıkıyor yüzeye. Bir bedende iki nefesin çırpınışıdır bu gece, gecelerde ay ile güneşi bir tutmanın çabasıdır bu, bu; mantık ile duygunun aynı serde yürüyüşüdür. Yüreğimin en dulda, en kimsesiz, en yalnız, en biçare, en ziyasız halidir bu. Kendimin, BEN’im en ben olduğum halidir bu.
Bu gece hırcın kalemim; kendimde, iki canımda, acıyan her yaramda kan akıttığım, tuz gezdirdiğim suretimdir bu gece. Ziyası yok hiçbir nesnenin, öznenin! Zifiri karanlıklarda tüm benliğim; apaçık, çırılçıplak! Özlemlerim, hayallerim, sevgilerim, gizlerim, tebessümlerim ve kederlerim en saf haliyle, en uzak çocukluğumla yanıbaşımda!
Bu gece hırcın kalemim; kendimde, iki canımda, acıyan her yaramda kan akıttığım, tuz gezdirdiğim suretimdir bu gece. Ziyası yok hiçbir nesnenin, öznenin! Zifiri karanlıklarda tüm benliğim; apaçık, çırılçıplak! Özlemlerim, hayallerim, sevgilerim, gizlerim, tebessümlerim ve kederlerim en saf haliyle, en uzak çocukluğumla yanıbaşımda!
4 yorum:
bu yazı benim de ruh halimi anlatıyor sanki...
''En uzak çocukluğum''...Çok sevdim:)
Yorum Gönder