Cengiz Aytmatov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cengiz Aytmatov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2008 Pazar

Cengiz Aytmatov - Biyografi

İlk duyduğumuzda hepimize yabancı bir isim gibi gelir " Cengiz Aytmatov" oysa hepimiz onun bir eserini çok iyi biliriz " Selvi Boylum Al yazmalım " Kırgızların yaşayan en iyi yazarlarındandır Aytmatov. Kırgızistan'ın Şeker Kirovski köyünde Aralık 1928 yılında dünyaya geldi. İkinci dünya savaşı sırasında erkeklerin neredeyse hepsi savaşa katıldığı için genç yaşta omuzlarına büyük sorumluluklar yüklendi. Ekin devriminin yeni yeni yerleşmeye başladığı yıllar geçirir çocukluğunu. Ve o dönemlerde Kırgızistan Sovyetlere bağlı bir devlettir. Daha sonra Kırgızistan Tarım Enstitüsünü'nü bitirdi, Bişkek'de Veteriner Fakültesi’nden mezun oldu, Moskova Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde okudu. 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi, Kırgız Pravdası gazetesinde muhabir oldu... Tarım Enstitüsü'nde okuduğu yıllarda ilk öykülerini yazmaya başlayan Aytmatov çocukluğundan beri gözlemlediği kendi deyimiyle " tipik insanlar"'ı öykülerinde ve büyük yapıtlarında anlatmaya başladı... Yapıtlarında yeni neslin bir çok yeniliği kabullenip yenibir hayat düzenine ayak uydurması eski neslinse bundan rahatsızlık duymasını bir milletin efsane, masal, hikaye, destan, edebi, ahlaki maddi ve manevi değerlere zenginliklere o kültürü bina eden evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalıştı... Eski ve yeni nesil arasındaki çatışmaya psikolojik yönden baktı. Yapıtlarını Kırgızca ve Rusca kaleme aldı. Daha sonra "Dağlar ve Steplerden Masalları" adlı öykü kitabıyla dikkatleri üzerine çekti ve bu yapıtı 1963'te Lenin ödülüne layık görüldü. 1980 yılında yayımlanan " Gün Uzar Asra Bedel" yapıtıysa bir kaç yıl Rusya'da yasaklandı. Yapıtları 150 dile çevrildi. 1958'de Kırgız Yazarlar Birliği Prezidyumu üyeliğine, 1962'de de Kırgız Sinematografi İşçileri Birliği birinci sekreterliğine getirildi.
1966'da SSCB Yüksek Sovyet'i üyeliğine seçildikten sonra da 1967'de SSCB Yazarlar Birliği Yürütme Kurulu üyesi olan ünlü yazar, 1968'de Sovyet Devlet Edebiyat Ödülü’nü aldı. Son yıllarda politikaya da atılan Aytmatov, Kırgızistan Meclisi'nde Talas Bölgesi Milletvekilliğinin yanı sıra Kırgızistan 'ın Benelux Devletleri büyükelçiliğini de yapmaktadır. Uluslararası Cengiz Aytmatov Vakfı Onur Başkanlığı’nın yanı sıra “Diyalog Avrasya” dergisinin yayın kurulu üyeliğini de yapan Aytmatov, uluslararası diyalog çalışmalarıyla da tanınmaktadır.
Zorlu Geçit (1956)
Yüzyüze (1957)
Cemile (1958)
İlk Öğretmenim (1962)
Dağlar ve Steplerden Masallar (1963)
Elveda, Gülsarı! (1966)
Beyaz Gemi (1970)
Selvi Boylum, al yazmalım (1970)
Fuji Dağının Tepesi (1973)
Gün Olur Asra Bedel (1980)
Darağacı (1988)
Disi kurdun Rüyalari
Toprak Ana
Cengiz Han'a Küsen bulut
(Kaynaklar Patikalar, kimkimdir.gen.tr)

Gün Olur Asra Bedel

sokağın onu gölün ta kıyısına götürdüğünü kendiside neden sonra fark edebildi. Yedigey kıyıya varınca dayanamadı, kumun üstünde hışırdayan dalgalara yaklaştı. Karanlık perdesinin örttüğü gölün, uzaklardan kıvrım kıvrım, ansızın oluşan, sonra kıyılarda parçalanan dalgaların sırtlarındaki belli belirsiz parıltılardan, yerli yerinde durduğu anlaşılıyordu. Tanyeri henüz ağardığı için, gökyüzünde, bulutun arkasında ay tek başına leke gibi gözüküyordu.__ Merhaba, Aral gölü! diye fısıldadı Yedigey.
Oradaki taşlardan birinin üzerine oturdu, hastalığı süresince sigara içmesini doktor yasakladığı halde çıkarıp bir sigara tüttürdü. Bu kötü alışkanlıktan, sonraları bütün bütüne kurtulacaktı. Sigara yakmasının nedeni heycanlanması, belki de geleceğin bilinmezliğine birde sigara dumanı eklemek isteğiydi....Yedigey sonradan anladığına göre, ancak bir çölün büyüklüğü kendi ruhunun enginliğiyle kıyaslayabilenler Sarı Özek bozkırının sessizliğiyle baş başa kalabilrlerdi.Zamanın akışını ölçercesine güneş başlarının üstünden karış karış yükseldikçe onun zihnide eski günlere gidip geliyordu.

10 Şubat 2008 Pazar

Beyaz Gemi


... Ama durmadın gittin. Hiçbir zaman balık olamayacağını biliyor muydun? Isık-Göl'e kadar yüzemeyeceğini, oradan beyaz gemiyi göremeyeceğini, ona " Merhaba, beyaz gemi, ben geldim" diyemeyeceğini düşünmedin mi küçük çocuk?Ama bir şeyi rahatça söyleyebilirim: çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin sen. İşte bunun için avunuyorum. Bir kez çakıp sönen bir şimşek gibi yaşadın sen. Şimşeklerin kaynağı göktür, gök ise sonsuzluktur, işte bundan dolayı kıvançlıyım.Avunduğum başka bir şey daha var: insanın çocuksu, temiz vicdanı tohumun içindeki öz gibidir. Bu öz olmadan hiç bir tohum gelişemez ve bizleri ilerde ne beklerse beklesin, insanlar yaşadıkça hak, doğruluk denen şeylerde varolacaktır. Senden ayrılırken senin sözlerini yineliyorum küçük çocuk; "Merhaba, beyaz gemi, ben geldim!"

Cengiz Aytmatov - Beyaz Gemi